karsa seyehat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karsa seyehat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2009 Pazar

Antalya tatil rehberi

Antalya; doğası, tarihi, muhteşem plajları, merkezinden birkaç kilometre uzaklaşınca ulaşabileceğiniz çok sayıdaki tatil beldeleriyle sizi güzel bir tatile çağırıyor.Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda bulunan bulgular, Karain Mağarası'nda bundan 50.000 yıl önce insanların yaşadığını kanıtlamıştır.




Karain Mağarası Türkiye'de içinde insanların yaşadığı en büyük mağaradır.

GEZMELİSİNİZ

Antalya Müzesi: Müzede 13 tane salon var. Kronolojik ya da konularına göre sınıflandırılmıştır. Müzede jeolojik zamanlara ait çeşitli fosillerden, M.S. 4. yüzyıla kadar, değişik kültür evrelerini içeren eserleri görebilirsiniz. Ayrıca müzede, ülkemizde ilk defa uygulanan bir bölüm olan, "Çocuk Müzesi Bölümü" açılmıştır. Çocukların müzelere ilgisini arttırmak için yapılan bu bölümde çocuk oyuncakları, kumbaralar bulunmaktadır.

Düden Şelalesi: Güneşli bir yaz gününde Düden Şelalesi'nin gürül gürül akan sularında piknik yapmanın keyfini çıkarın.

Kurşunlu Şelalesi: Suların içine kurulan masalarda, ayaklarınızı buz gibi şelale sularında serinlerken bir yandan da enfes alabalıklarının tadına bakmalısınız.

Aspendos: Antik devirden kalan ve dünyanın en iyi korunan tiyatrosudur. Bölgede olan birçok depreme rağmen Aspendos bütün ihtişamıyla hep ayakta kalmıştır. İ.S. 2. yüzyılda Aspendos'lu mimar "Zenon" tarafından yapılmış olan tiyatronun, mükemmel akustiğinin sırrı hala çözülememiştir. Aspendos adına çok sayıda efsaneler üretilmiş, ama yapılışı da bir sır olarak kalmıştır. Tiyatronun 10-12 bin kişilik kapasitesi, son yıllarda yapılan etkinliklerde 20 bin kişiye kadar çıkarılabildiğini göstermiştir.

GÜNEŞLENMELİSİNİZ

Antalya'nın çoğu yerinde denize girebilmek için falezlerin geçit verdiği basmaklardan ulaşabilme imkanınız var. Ama kumsal arıyorsanız, Konyaaltı ve Lara plajı, yörenin en önemli plajlarındandır. Antalya geznizde, Konyaaltı'nda ki Beach Park'a mutlaka uğrayın. 2,5 kilometre sahil boyunca 13 tane beach clup var. Sahilde kafeler, restoranlar ve yeni açılan Aqualand ile eğlenmek için aradığınız her şey burada bulabilirsiniz.

YEMELİSİNİZ

Antalya'da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi'nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; "7 Mehmet Restoran'ı" size, Antalya'ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya'nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.

Eğer Antalya'da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara'da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.

Antalya'ya özgü olan kaymak, tahin ve cevizle yapılan kabak tatlısını yemeden dönmeyin.

Döşeme Altı Halısı

ALMALISINIZ

Alıveriş için Antalya Kale İçi'nde ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle Antalya gezinizi en güzel şekilde hatırlatacak olan patlıcan, bergamot, karpuz reçellerinin tadına bakmanın dışında bir kavanozda yanınıza almalısınız.

Ayrıca yörenin kök boyasıyla yapılan "döşeme altı halıları" kendiniz ve sevdikleriniz için çok güzel birer hediye olacaktır.

EĞLENMELİSİNİZ

Bütün eğlence merkezlerinin kabinin attığı yer Kale İçi'dir. Her zevke uygun mekanları burada bulabilirsiniz. Türkü barlardan, diskolara, dünya standartlarında kafelerden, restoranlara kadar Kale İçi’nde herkese uygun bir mekan bulabilirsiniz.

Antalya'da eğlence mekanlarının bir klasiği olan "Antalya 29" yeni ismiyle "Clup Arma" ziyaretçilerin gözdesi. Yat Limanı ise yine cıvıl cıvıl.

Antalya'da, Kale İçi'nin pabucu ne kadar dama atılır bilinmez ama, eğlence hayatı son yıllarda Konyaaltı’na yavaş yavaş kaymaya başladı.

Gez: Kale İçi’ni gez.
Gör: Eski Antalya evlerini gör.
Eğlen: Konyaaltı’nda ki mekanlarda eğlen.
Satın Al:Döşeme altı halı satın al.
Tadına Bak: Düden Şelalesi’nde alabalığın tadına bak.

Adalar Tatil ve Gezi Rehberi

İstanbul'un sevilen yerlerindendir adalar. Tarihi geçmişi, eşsiz manzarası, keyfi, yaşam tarzı, faytonları... her dilden, her dinden, her renkten insanın bir arada yaşadığı... Büyük Ada, Heybeli Ada, Kınalı Ada, Burgaz Ada. Hepsi birbirinin benzeri gibi görünen fakat birbirinden farklılıkları yaşandıkça anlaşılan Prens Adaları.

Ada Kültürü

"Ada kültürü" demek ne kadar doğru olur bilinmez ama, adaların hepsinde ortak bir yaşam tarzı vardır. Motorlu taşıt yok! Doğal olarak ta trafik, karmaşa, korna sesleri yok! Onun yerine; iki atın çektiği fayton turları var.

Çarpık bir yapılaşma, düzensiz yüksek apartmanlar yok! Onun yerine renkleri birbirine uyumlu villalar, köşkler, bahçelerinde akasya çiçeklerinin olduğu şirin evler var.

Ada kültürünün bir diğer parçası; en yüksek tepelerine kurulan kiliseler, camiiler, manastırlardır. Kır lokantalarında mangal sefaları eşliğinde yapılan hoş sohbetler, iskelenin yakınlarında bir bardak çay keyfi ile "Ada Kültürü" her zaman güzel, her zaman özeldir.

BÜYÜK ADA

İstanbul adalarının en büyüğü ve en gözde olan adasıdır. Kuruluşu yaklaşık olarak 20. yüzyılının başlarına dayanır. Cumhuriyet zamanından sonra yeniden canlanan Büyük Ada, diğer adalar arasında en büyüğü olma özelliğinden dolayı, adaların merkezi olarak bilinir. Kaymakamlık, Belediye Sarayı, devlet daireleri Büyük Ada'da bulunur.

Fayton sefası

Büyük Ada'da her adada olduğu gibi fayton sefasını hem ulaşım, hem de gezi için kullanabilirsiniz. Arka koltuğuna oturduğunuz faytonda, kendinizi sultanlar gibi hissedebilirsiniz. Büyük Ada'da yapılan büyük ve küçük turlarla adanın bütün güzel mekanlarını görme şansını elde edebilirsiniz.

Ya da kendinizi atın yollara yürüyün yürüyebildiğiniz yere kadar, yollarda karşınıza çıkan yeşil doğanın, muazzam yapıların güzelliklerinin keyfine varın.

Büyük Ada'yı keşfetmeye hazır mısınız?

Vapurdan indiğinizde karşınıza ilk çıkacak olan tarihi iskele ile başlarsanız adayı keşfetmeye, devamında İsa tepesindeki Hristos kilisesi, Ayios Dimitrios Kilisesi ve Hamidiye camii gibi birçok güzel yapı sıralanabilir, görüldüğünde keyif alınacak yerler arasında.

Aya Yorgi Kilisesi

Aya Yorgi Efsanesi

Büyük Ada'nın en dikkat çekici yeri adanın en yüksek tepesi olan "Aya Yorgi Tepesi'dir". Burada bulunan sevimli Aya Yorgi Kır Bahçesi'nde, enfes manzara karşısında leziz bir yemek yiyebilir, gece İstanbul'un uzaktan görünen ışıları karşısında içkinizi yudumlayabilirsiniz.

Tepede bulunan Aya Yorgi Kilisesi ve manastırı 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde binlerce insanın akınına uğrar. Aya Yorgi Kilisesi'ne yürüyerek çıkanların "dileklerinin gerçek olması" inanışları, belki bir umut, belki de Ada’nın bu güzelliklerini yürüyerek keşfetmenizi sağlamak için söylenmiş bir hurafedir, kim bilir ama her şeye rağmen denemeye değmez mi?

Büyük Ada, güzelliğini istese bile saklayamayacak yerlerden bir tanesidir. Gördüğünüz yerlerin ya da caddelerin adını, geçmişini bilmeseniz bile gözünüze çarpmaktan hiç çekinmeyen duruşları ile "ben buradayım" derler adeta.

Büyük Ada’da yemek yemek bir keyiftir

Büyük Ada'da daha vapurdan indiğinizde burnunuza balık kokuları gelmeye başlayacaktır. İskelenin etrafında bulunan balık restoranlarının haricinde, küçük balık büfeleri, seyyar midye dolmacılar, kalamar, midye tava... ve deniz ürünleri adına ne ararsanız sizi Ada'da bekliyor olacaklar.

Ama canınız açık havada mangal keyfi yapmak isterse, Aya Yorgi Tepesi'ne çıktığınızda tam yerine gelmiş olduğunuzu anlayacaksınız. İster mangalda pişmiş bir tavuk, ister ızgara balık ya da sadece demli bir çay...

Hem ruhunuzu hem vücudunuzu ödüllendirmek için bir bisiklet turu, açık havada çimenlerin üzerinde yapılan bir öğlen şekerlemesi ve ardından enfes bir ziyafet. Lunapark Kır Bahçesi bu konuda imdadınıza yetişecek. Güzel bir piknik sofrası ya da kendin-pişir kendin-ye tarzında olan Lunapark Kır Lokantası'nda keyifli dakikalar geçirebilirsiniz.

Ada turunuz bitip de vapur saati yaklaştığında, iskeleye vapurdan en az bir saat önce gitmeye özen gösterin. Çünkü iskelenin yanı başında bulunan çay bahçeleri sizi çay içmeye bekliyor olacaktır.

HEYBELİ ADA

İkinci büyük ada olan; Heybeli Ada, tüm adalarda olduğu gibi burada bir "Ada Kültürü" hakimiyeti vardır. Deniz Harp Okulu ve Lisesi'nin burada olmasından kaynaklanan bir nedenle Heybeli Ada'da disiplin, intizam ve düzen kokusu hakimdir havada.

Heybeli Ada'da yapacağınız fayton turları ile adanın her yerini rehber faytoncular eşliğinde gezebilirsiniz. 1942'de kurulan Türkiye'nin ilk sanatoryumu olan Heybeli Ada Sanatoryumu, Aya Ofemya Ayazması, Abbas Halim Paşa Köşkü, İsmet İnönü Köşkü görebileceğiniz yerler arasındadır. Ayrıca Deniz Kulübü tesislerinde de havuz keyfini yaşayabilirsiniz.

Değirmen Burnu Piknik Alanı; Bu piknik alanına ufak bir ücret ödeyip girebilirsiniz. Yeşil alanda ister bisiklete binebilir, ister yürüyüş yapabilir, isterseniz de bir mangal kiralayıp kendi ellerinizle pişirdiğiniz yemekleri yiyebilirsiniz. Ya da bırakırsınız servise garsonlara siz sadece yemek yemenin keyfini çıkartırsınız, artık orası sizin keyfinize kalmış.

BURGAZ ADA

Adalar yüzölçümü olarak küçüldükçe sessizliğe ve sakinliğe gömülüyor. Burgaz Ada’yı da, Ada Kültürü tüm hakimiyeti altına almış durumdadır. Faytonlar, bisikletler, eşek gezileri...

Burgaz Ada, Saik Faik Abasıyanık ile anılır. İskeleye yaklaşırken bile görünen Saşt Faik'in köşkü şu anda bir müze haline getirilmiş ve ziyarete açılmıştır.

Burgaz Ada’yı tepeden izlemek için gidilebilecek tek yer; eski adıyla Hristos yeni adıyla Bayrak Tepesi'dir. Burada bulunan kilisenin mimarisi arkanızda, tepeden görünen Burgaz Ada’nın manzarası ayaklarınızın altında, karşınızda Marmara denizi, değmeyin keyfinize...

Adanın en geniş yeşillik alanı Kalpzankaya'dır. Burası Osmanlı döneminde sahte para basan kalpazanlar yüzünden bu adı almıştır. Kalpzankaya'ya Hrısto (Bayrak) Tepesi'nden inişte ulaşabilirsiniz. Piknik alanı olarak düzenlenmiş bu yerde kır lokantalarında yemek yiyebilir, eşek gezileri yapabilirsiniz.

Burgaz Ada'da yapacağınız gezilerde, Aya Yorgi Kilisesi, cennet bahçesi, Dimitrakopulo Köşkü gibi yerleri görmenin dışında ünlü köşk ve yalılarını gezebilirsiniz. Genel olarak sahilde bulunan villa ve köşkler, Gezinti Caddesi'nde ve Heybeli Ada manzaralı olan Gönüllü ve Mehtap Sokakları'nda bulunuyor. Köşklerin yapıları, birbirleri ile uyumu, bahçe düzenleri görmeye değer. Ada'da bulunan su sporları kulübü ise Moloz Burnu'nda yer alıyor.

KINALI ADA

Kınalı Ada, adını makilerin, uzaktan görünüşünü kızıl renkli olmasından dolayı almıştır. Kınalı Ada çok kayalık ve yeşilliği az olan bir adadır.

Adaların en küçüğü olan Kınalı Ada'da ulaşım için Ada Kültürü'nün bir parçası olan faytona bile gerek duyulmamıştır. Çünkü adanın en uzak bölgesine bile yürüyerek 20 dakikada ulaşabiliyorsunuz.

Çınar Tepesi, Teşvikiye Tepesi ve Manastır Tepesi olmak üzere Kınalı Ada'da bulunan üç tepeden, bu küçük sevimli adanın manzarasını izleyebilirsiniz. Kınalı Ada bütün adalarda olduğu gibi mimarisi evleri ve dini yapıları ile dikkat çekmektedir. Kirkor Lusaroviç Ermeni Kilisesi, Panagia ve Khristos Manastırları bunlardan bir kaçıdır sadece.